Enis Batur – “In poltrona” (“Koltukta”)

Di seguito una composizione di Enis Batur (n.1952) pubblicata nella raccolta Perişey (Cosa Fatata) pubblicato nel 1992.

In poltrona

Alle pareti spoglie del salone ho appuntato nuove

mappe di città, in scala ridotta: guardando a fondo,

si intersecano le vie di Heraklion, New York,

Heidelberg, Praga, Pechino. Seduto in poltrona

attraverso canali, scale antincendio a chiocciola,

chiese di periferia e campi fuorimano.

Corde da bucato tese tra due finestre,

notte infilata in centinaia di bidoni di immondizia,

auto della polizia con luci intermittenti,

ragazze in bicicletta con gonne strappate e

la folla che tutto il giorno fora i boulevards

entrano in scena sotto i miei occhi, una dopo l’altra.

Mi blocco a bocca aperta di fronte alla statua di Brahman,

Charlie Parker nel sassofono all’angolo,

Italo su una panchina, nei pezzi polverizzati

di una molla d’orologio in cui mi sono confuso

senza trovare il tempo per capire,

sulla superficie dei quadranti alterati del tutto,

vedo: quieto, dalla gondola nel canale

il mio capo candidato alla ghigliottina

fissa i miei occhi

dalla sommità di un corpo altero.

Tempo dopo mi alzo, spengo la luce.

 

Koltukta

Salonun çıplak duvarlarına yeni, küçük ölçekli

şehir haritaları raptiyeledim: Kandiye’nin,

New York’un ve Heidelberg’in, Prag’ın ve Pekin’in

sokakları birbirini kesiyor, dalıp baktıkça.

Su arklarının, sarmal yangın merdivenlerinin,

banliyö kiliselerinin ve kuytu alanların

içinden geçiyorum oturduğum koltuktan.

İki pencere arasına gerilmiş çamaşır ipleri,

yüzlerce çöp bidonuna sığınmış gece,

yanar döner ışıklarıyla polis arabaları,

sıyrılan etekleriyle bisikletli kızlar ve

günboyu bulvarları delip geçen kalabalık

üstüste biniyor gözümün dibindeki perdede.

Kalakalıyorum karşısına dikildiğim Brahman

heykelinin önünde, köşebaşındaki saksofonda

Charlie Parker, bir park kanapesinde İtalo,

anlamaya vakit bulmadan içine karıştığım

bir zembereğin unufak olmuş parçalarında

ve büsbütün değişmiş çehresinde paftaların,

görüyorum: Kanaldaki gondoldan suskun,

giyotine aday başım, mağrur bir gövdenin

üzerinden bakıyor, dimdik, gözlerime.

Neden sonra kalkıp söndürüyorum ışığı.

Advertisements

Leave a comment

Filed under Senza categoria, Traduzioni

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s